Ana Sayfa
Hayati
Dualari

Bibliyografi

Cevaplar
Belgeler

Linkler

pederandreasantoro@gmail



Documento senza titolo

PEDER ANDREA'NIN HAYATI


Peder Andrea genÇLERLE BİRLİKTE ZAmAN GEÇİRMEK İÇİN GİTAR ÇALMAYI ÖĞRENDİ

Peder Andrea Santoro, İtalya – Latina'nın Priverno yöresinde 7 Eylül 1945'te ailenin üçüncü çocuğu olarak dünyaya geldi. Babası Gaetano duvar ustasıydı, annesi Maria Polselli. ev hanımıydı. En büyük ablası İmelda evlenmesine rağmen diğer ablası hayatını Tanrıya adayıp evlenmedi.
Peder Andrea on yaşındayken ailesi Roma'ya taşındı. Orta ikinci sınıfta okurken din adamı olabilmek için gerekli okullardan birine girmeye karar verdi. Aziz Egidio Cemaatinin kurucusu ve şu andaki Terni episkoposu olan Mons. Paglia ile birlikte okudu. Bu episkopos, Peder Andrea'nın gençlere yardımlarını ve onları nasıl eğlendirdiğini söyle anlatır: «Peder Andrea ile gençlerin dünyasına daha yakın olmak için gitar çalmayı öğrendiğimizi hatırlıyorum. Aynı şekilde İngilizce öğrenmek için İngiltere'ye araba ile gittiğimizi de hatırlıyorum».
P. Andrea, 1970 Yılında Lateranense Üniversitesinde İlahiyat eğitimini tamamladı. Aynı yılın 18 ekim günü Peder oldu (Peder olma töreni Aziz Marcellino ve Petrus Ad Duos Lauros Kilisesi'nde yapıldı). Pederlik töreninde hatıra olarak basılan küçük davetiyede söyle yazmıştır: «Dünyanın yaşaması için vereceğim ekmek benim etimdir».

DOĞU İNSANINI DAHA İYİ ANLAYABİLMEK İÇİN ARAP VE İSLAM ARAŞTIRMALARI ENSTİTÜSÜNÜ BİTİRİR ve ortadoĞÜ'YA GİDİYOR

Peder olduktan sonra birkaç ay popüler Casilino semtinde Aziz Marcellino ve Pietro Kilisesi'nde kaldı. 1971 yılında Monteverde semtinde bulunan “Trasfigurazione” (İsa'nın görünümünün değişmesi mucizesi) Kilisesi'ne atandı ve orada 1980 yılına kadar başpapaz yardımcısı oldu. Bazen, onu uzun zamandır tanıyan Kardinal Giovanni Canestri'nin anlattığı gibi, Peder Andrea çok dua ediyordu. O yıllarda PISAI Enstitüsünde (Papalığa bağlı Arap ve İslam Araştırmaları Enstitüsü) okur.
O kilisedeki görevinde çocuklarla ve fakirlerle ilgilenir. Çocuklar ile çalışırken ebeveynlerinin onlara karşı olan sorumluluklarından söyle bahseder: “çocuklar, eğer kendi yakınlarında bir büyük dua etmiyorsa dua etmezler. Kutsal Kitapta söyle bir emir vardır: “Anne ve babanı onurlandır.” Bir de söyle yazılmıştır: oğlunu ve kızını onurlandır (cfr. D'Angelo, P. 38-39)“.
1980 yılında az bir miktar parayla 6 ay süreli bir Doğu turuna çıkar. Dini okullarda ve kurumlarda misafir olarak kalır. Bu yolculuk boyunca elinde Kutsal Kitap ile seyahat eder, öldürüldüğünde de Kutsal Kitabi elinde tutmaktadır. Onun için Orta Dogu'yu anlamak ve yaşamak, insanı ve insanın tutarsızlıklarını daha iyi anlamaktır. Aynı zamanda bu Kutsal Kitabı derinlemesine anlamak için bir tecrübedir. Peder Andrea, Hıristiyanların çok az olduğu, bir çöle benzetilebilecek bu topraklarda, Hıristiyanlığın kökenini ve Tanrı ile derin bir ilişkiyi arardı. Peder Andrea'nin ruhsallığı, 1916 yılında kendisi gibi öldürülen Charles de Foucauld' ya benziyor.    

1981'de geri dÖndÖĞÜnde, bİr tek kİlİsesİ bİle olmayan Vederocca'ya yerleŞİr VE dİn dersİ vermek İÇİn evlere gider

 1981'de geri döndüğünde, bir tek kilisesi bile olmayan Vederocca'ya yerleşir. Peder Andrea, din dersi vermek için evlere gider. 1981 yılından 1988 yılına kadar bir evde ayin yapar. Ayine katılanların sayısı çoğaldığından dolayı din dersi verdiği gurupları için ayrı ayrı ayin yapmaya başlar. Daha sonra bir ilkokulda ayin yapmak için izin alır. Sonra bir çadırda ayin yapmaya baslar. O, kilisenin bir binadan oluşmadığını, Tanrı'ya gitmek için Mesih'i izleyen insanlardan oluşan bir topluluk olduğunu bilir. 1983 yılında kilisesinin resmi olarak açılışı yapılacaktır. O kiliseye “Nasira'li Isa Kilisesi” adi verilecektir. Peder Andrea, bu kilisenin Nasira'daki kutsal kiliseyi hatırlatmasını istiyordu. Kilisenin ilk taşı Kutsal Şehir Kudüs'ten getirilmişti. Orada, kiliseden ayrı bir bölüm olan İbrahim Peygamber'in adini taşıyan küçük dua salonunu da projelendirir. 15 Mayıs 1988 tarihinde 700'ü aşkın kişinin katıldığı bir törenle burası da hizmete girer.

1994 yIlInda Roma'nIn en Önemlİ kİlİselerİnden bİrİ olan peder olarak atanan Peder Andrea, ‘Nuovi Orizzonti' derneĞİnde fakirlere, hayat kadInlarIna, alkolİklere ve BASİT SUÇLARDAN HÜKÜM GİYMİŞ MAHKUMLARA hİzmet etmekteydİ

1994 yılında Roma'nın en önemli kiliselerinden biri olan Aziz Fabiano ve Venanzio kilisesine peder olarak atanan Peder Andrea, 1991 de kurulan ‘Nuovi Orrizzonti' derneğinde fakirlere, hayat kadınlarına, alkoliklere ve basit suçlardan hüküm giymiş suçlulara hizmet etmekteydi.
19 Ocak 1997 de San Venanzio'da daha derin dua edebilme için küçük bir kilise inşa ettirdi. Burayı sabahtan akşam geç saatlere kadar dua etmek isteyeler için açık tutuyordu. Bu yıllarda Anadolu episkoposu Mons. Franceschini ile tanıştı. 11 haziran 2000 yılında Türkiye için hareket etme iznini yine Franceschini vermişti. Peder Andrea Roma Kilisesine ait bir pederdi ve Türkiye'de hizmet etmeyi kendisi teklif etmişti. 4 hac seyahatini yönettikten sonra 11 eylülde Urfa'ya (eski Emessa) geldi. Burası Peder Andrea'nın ilk yerleştiği yer olmuştu. Türkiye için hareket etmeden önce Peder Andrea İtalya'daki kişilerin bu hizmeti için dua etmeleri ve yardım edebilmeleri için ‘Ortadoğu'ya açılan pencere' derneğini kurdu.  

Urfa'dakİ hayatI her Şeyden Önce bİr dua hayatIydI. Her gÜn dua ediyordu. birkaÇ defa gecelerİ dua eTmek İÇİn harran'a gİtmİŞtİ

Urfa'daki hayatı her şeyden önce bir dua hayatıydı. Her gün Efkaristiya önünde dua eder ve perşembe günlerini yine efkaristiya önünde tapınmayla geçirirdi. Urfa'ya geldikten sadece bir kaç hafta sonra İbrahim'in bölgesi olan Harran'a dua etmek için gitmişti.
İlk başta kiralık bir apartman dairesine yerleşen Peder, daha sonra episkopos ile anlaşarak ilerde adını ‘İbrahim'in evi' koyacağı eski bir ev kiralar. Şehrin eski kısmında olan, 20 yatak odası bulunan, büyük olduğu kadar eski olan bu ev için hemen tamirat çalışmalarını başlattı. Balkonundan şehir manzarasının yanısıra ağaçlarında göründüğü bu evden bir kalenin küçük bir parçası bile görülebiliyordu. Bu büyük ev sayesinde bölgeye gelen hacı gruplarını misafir edebiliyordu.
Ne yazık ki Türkçe öğrenebilmek için sık sık İstanbul'a gitmeliydi. Aynı zamanda her 3 ayda bir Türkiye'de kalma ve çalışma izni verilmediği için İtalya'ya gitmekteydi.
Urfa'da günümüzde sadece tek bir Süryani - Ortodoks kilisesi kalmıştır. O da kapalı tutulmaktadır. Peder'in orada bulunmasının nedeni Türk dili ve kültürünü tanıma isteğiydi.

GÜNLERİ dua İle geÇen peder aynI zamanda SORU SORMAK İSTEYEN KİŞİLERE HİZMET ETMEK İÇİN KİLİSENİN KAPILARINI DA AÇMAKTAYDI

2001 de bir kaç aydan beri Trabzon'daki kilisede bir peder yoktu. Sadece yıllardır kilisede hizmet eden genç bir kız bulunmaktaydı. 2001 de Paskalya için Peder Andrea Trabzon'a gitmiş ama 2003 yılında sürekli yaşamak için yerleşmiştir. Aynı Urfa'daki gibi Trabzon’da da bütün hayatı dua ile geçen peder aynı zamanda Tanrı'nın sözlerine geniş zaman ayırmakta ve günlerini dua ve meditasyon ile geçirmekteydi. Bu zamanda İtalya'dan gelen ziyaretçileri ve gönüllü olarak yardım etmeye gelenleri kilisede ağırlamaktaydı. Kiliseye yerleşir yerleşmez eski bir kapusen manastırı olan binayı tamir etmeye başladı. 2004 yılının ilk aylarında L. adlı İtalyan bir genç kız 1-2 ay yardım etmek için pederin yanına gelmiştir. Sadece 1-2 ay gelen L. peder ölünceye kadar yanından hiç ayrılmamıştır. Daha sonra aralarına G. Adında bir genç daha katılmıştır.
Peder Andrea öğleden sonraları hıristiyanlığı tanımayan, soru sormak isteyen meraklı kişilerin bu dönemde kiliseye gelebilmeleri için kilisenin kapılarını bu kişilerin hizmetine açıyordu.
Çoğunlukla gençler sadece rahatsız etmek ya da dalga geçmek için geliyorlardı. Kiliseye ya da çevresine sık sık açıkça bazen de gizlice bir şeyler atıyorlardı. Bazen de tehdit ediyorlardı. Ama peder bu kişileri sevmeye ve onlara hizmet etmeye devam etti. Kendini Tanrı'nın istediği, bir elin parmakları kadar az hıristiyanın olduğu bu yerde her şeye rağmen mutlu hissediyordu. Roma'da 100 bin kişilik ünlü bir kilisenin pederi iken her şeyi bırakıp Trabzon'da hizmet vermesini Andrea Riccardi; kariyerinde büyük bir geriye dönüş olarak yorumlamıştır. Daha 100 yıl öncesine kadar nüfusunun % 30 u hıristiyan olan bu şehirde şimdiki hıristiyan sayısı çok ama çok azdır ve sadece tek bir kilise ayakta kalabilmiştir. Peder Andrea 150 yıl önce kapusenler tarafından kurulan bu manastırı açık tutmaya çalışıyordu.

sÖZ VERDİKLERİ HALDE HIRİSTİYAN MEZARLIĞINI DÜZENLEMEDİLER

Aynı zamanda çok kötü durumda olan hıristiyan mezarlığını da düzenlemeye karar vermiş ve çalışmalara başlamıştı. Aynı dönemde Trabzon Belediye Başkanı da her türlü yardımı ve desteği vereceğini bildirmişti. Ancak şu an günümüzde bu mezarlık eskisinden çok daha kötü bir durumdadır ve özellikle pederin öldürülmesinden sonra kendi haline bırakılmıştır. Belediye Başkanı, pederin öldürülmesinden sonra; pederin son isteği olduğu için en kısa zamanda mezarlığın düzenleneceğini söylemesine rağmen bu güne kadar en küçük bir çalışma başlatılmamıştır bile...
Peder Gürcistan'dan gelen Ortodoks bayanlara da kilisenin kapısını açmış ve zor durumda olanlara hizmet etmiştir. Ne yazık ki Trabzon'da bu bayanların çoğunluğu zorla hayat kadını olarak çalıştırılmaktadır. Peder hem bu bayanlar için dua etmekte hem de eğer isteyen olursa bu hayattan kurtulmaları için onlara yardım etmekteydi.
Peder tıpkı öldürüldüğü anda olduğu gibi; bu dönemde de sürekli dua etmekte, gerek kilise tamirinde gerekse insanlarla birebir ilişki kurarak hizmet etmekteydi. Peder bir dua adamı olduğu gibi hayatını kilise hizmetine adamıştı.

5 Şubat pazar gÜnÜ sIk sIk olduĞu gİbİ 3 genÇ rahatsIz etmek iÇin kİlİseye gİrdİ. Peder Andrea İle genÇ TÜrk yardImcIsI G. de kİlİsedeydİ

 Peder Andrea her zamanki gibi saat 11 de pazar ayinini kutlamıştı. Saat 3 te tekrar ziyaret için kiliseyi açtı. Saat 4 de dua saati başlayacaktı. 5 şubat pazar günü sık sık olduğu gibi 3 genç rahatsız etmek için kiliseye girdi. Peder Andrea ile genç Türk yardımcısı G. De kilisedeydi. İçeri giren gençler Peder Andrea'nın sabrını taşırmak için ellerinden geleni yapmışlardı. Ama Peder Andrea her zamanki gibi sabırlı, kibar ama o kadar da kararlı tavrını kaybetmedi. Dua saati 16 olmasına rağmen Peder aşağı yukarı 15 dakika önce dua etmek istedi. Her zaman yaptığı gibi en arka sıraya geçip diz çöktü. Kutsal Kitabını önüne açıp dua etmeye başladı. Kilisede bulunan yardımcısını da birlikte dua etmeye davet etti. G. Pederin çaprazında en öndeki sıraya geçip dua etmeye başladı. Peder Andrea her zaman zor durumlarda dua ederek dayanmaya, sakinleşmeye, güç almaya çalışırdı.
L.'da Sanki Kutsal Ruh'un çağrısını hissetmiş ve zaman olmasına rağmen kiliseye doğru yönelmişti. L. kiliseye girerken her zamanki gibi açık duran evin penceresinden (kilisenin duvarının yanında olan pencere) yetişkin, iri yarı cüsseli bir kişinin kiliseye doğru geçtiğini gördü. Ama normal olarak ziyaretçilerden biri olduğunu düşünen L. fazla dikkat etmedi. Kafasında yüzünü açık bırakan bir şapka vardı.

Peder Andrea dÖndÜ ve sIrtIna Çevrİlmİş silahI gÖrdÜ. İlk dÜŞÜndÜĞÜ Şey İse Ön sIrada kendİsİ gİbİ dua eden genÇ G.yI kurtarmak oldu. Peder ‘kendini yere at' diye baĞIrdI

L. kiliseye girmek için iç kapıdan geçmiş içeriye girerken, kilisenin ana kapısından biraz önce geçen kişinin kolu göründü. Peder Andrea döndü ve sırtına çevrilmiş silahı gördü. İlk düşündüğü şey ise ön sırada kendisi gibi dua eden genç G.yi kurtarmak oldu. Peder Andrea ‘kendini yere at'diye bağırdı. L. henüz kiliseye girmemişti ama ‘Allahuekber' diye bağıran güçlü bir ses duydu. Bağırdıktan sonra 2 el ateş etti. Peder Andrea'nın sırtından girip önünden çıkan kurşunlardan biri önünde açık duran Kutsal Kitabı delip geçmişti. Peder Andrea yere düştü. Katil kaçarken kilisenin bahçesinde üçüncü defa ama bu sefer havaya ateş etti ve Allahuekber diye bağırdı. L. ve kilisede dua eden genç Türk G. Peder Andrea'nın yerde olan bedenine doğru koştular. Ama her yere dağılmış kanı görünce pederin öldüğünü anladılar.
Pederin odasında komodininin üzerinde okumakta olduğu iki kitap bulundu. Biri Robert Royal'ın ‘20. Yüzyıl'ın şehitleri' ve 2. Jean Paul'nun ‘Sevgi medeniyetini kurmak'. Bu iki kitap sanki Peder Andrea'nın hayatını özetliyordu.  

Roma'daki cenaze tÖreni herkesi onun hizmeti ve cinayet hakkInda dÜŞÜnmeye yÖnlendirdi

P. Andrea'nın Roma'daki cenaze töreni çok Kalabalıktı. Onun İsa'nın sözüne bağlı yaşamını ve ölümünü gören Kilise, onun "Aziz" ilan edilebilmesi için gerekli aşamaları başlatmayı ciddi şekilde düşünmektedir.
İtalya'nın Lazio Bölgesi, onun projelerine hayran kaldı ve İskenderun şehrinde açılması planlanan bir dinlerarası diyalog merkezini hayata geçirmeyi planlıyor.

 

 


Peder Andrea 10 yaşındaken


Peder Andrea gençlerle
gitar çalarken


Peder Andrea bir bebekle


Peder Andrea'nın gülümseyişi


Urfa'da Peder Andrea'nın yaşadığı ev (İbrahim'in Evi)


Peder Andrea'nın cenazesinde kocaman bir kilise yetmedi


P. Andrea cenazesinde çok episkopos ve rahip vardı


Peder Andrea'nın cenazesi çok kalabalıktı

 

Peder Andrea'nın vıdeosu
öldürülmende
önce 10 gün